- elverişli\ olmayan
- неблагоприя́тный
Türkçe-rusça sözlük. 2013.
Türkçe-rusça sözlük. 2013.
akılsız — sf. Aklı, gerçeği görüp ona göre davranmaya elverişli olmayan, anlayışı kıt Sen hükûmeti yönetenleri hep bilgisiz, akılsız mı sanırsın? N. Cumalı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller akılsız başın cezasını ayaklar çeker akılsız iti (veya köpeği)… … Çağatay Osmanlı Sözlük
cebel — 1. is., hlk. 1) Sahipsiz, boş toprak 2) Ekilmemiş tarla, ekime elverişli olmayan yer 2. is., esk., Ar. cebel Dağ … Çağatay Osmanlı Sözlük
deve kuşu — is., hay. b. Afrika ve Arabistan bozkırlarında yaşayan, kısa kanatları uçmaya elverişli olmayan fakat uzun bacaklarıyla çok hızlı koşabilen, tehlikeyi sezdiği an kafasını kuma sokarak saklandığını ve gerçeklerden uzak olduğunu sanan iri bir kuş… … Çağatay Osmanlı Sözlük
kayrak — is., ğı, hlk. 1) Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak 2) Yassı, düz taş 3) min. Bileği taşı 4) min. Kayağan taş … Çağatay Osmanlı Sözlük
kullanışsız — sf. Kullanılması güç, kullanılmaya elverişli olmayan Kullanışsız bir ev … Çağatay Osmanlı Sözlük
sugötürmez — sf. Başka bir yoruma elverişli olmayan, kesin, sözgötürmez Müftünün sugötürmez bir mantığı vardı. R. N. Güntekin … Çağatay Osmanlı Sözlük
BUR — Hayırsız kişi. * Ekine elverişli olmayan tarla … Yeni Lügat Türkçe Sözlük
esnek — sf., ği 1) Bir dış gücün etkisi altında uzama, kısalma, eğrilme vb. biçim değişikliklerine uğradıktan sonra, etkinin kalkmasıyla eski biçimini alabilme özelliğinde olan, elastiki Çelik ve kauçuk çok esnek cisimlerdir. 2) mec. Değişik yorumlara… … Çağatay Osmanlı Sözlük
makul — sf., lü, Ar. maˁḳūl 1) Akla uygun, akıllıca Makul bir düşünce. 2) Akıllıca iş gören, mantıklı Makul bir adam. 3) Belirli Tutuklanan kişilerin makul süre içinde yargılanmayı ... isteme hakları vardır. Anayasa 4) mec. Aşırı olmayan, uygun,… … Çağatay Osmanlı Sözlük
oynak — sf., ğı 1) Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli Boğaz ın oynak ve çırpıntılı sularına açıldı mı, korkuya benzer bir ürperti geçirilir. S. Ayverdi 2) Hareket, canlılık veren Zeybek oynak bir müziktir. 3) Değişken, kararsız Altın… … Çağatay Osmanlı Sözlük
yaradılış — is. 1) Bir kimsede doğuştan bulunan vücut ve ruh özelliklerinin tümü, mizaç, huy, tıynet, cibilliyet Yaradılışı gereği çapraşık olmayan durumları severdi o. A. İlhan 2) Bir şeyin yaratılırken kazanmış olduğu özellikler bakımından durumu, fıtrat,… … Çağatay Osmanlı Sözlük